TAŞIMA SUYLA GÖLLER KORUNMAZ!


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son Burdur mitinginde Burdur Gölüne su takviye etmek için söylediği “Büyük Menderes Nehri kaynaklarından su vereceğiz, böylece ülkemizin bir tabiat harikası olan Burdur Gölündeki su çekilmesini telafi edeceğiz.” şeklindeki açıklaması, 548 km’lik Büyük Menderes Nehri yakınındaki yerleşim yerlerinde yaşayan on binlerce köylüyü, çiftçiyi endişeye sevk etmiştir.

Sanırız sayın cumhurbaşkanına Burdur Gölünün suyunun çekilmesi ve kurumasına ilişkin yanlış bilgi verilmiş.

Burdur Gölünün suyunun çekilmesinin en büyük nedeni; gölün çevresinde yapılan çok sayıda gölet ve barajlar ile yine gölün çevresinde yapılan sulu tarımda köylülerin topraklarını sulamak için açılan yasal ve yasal olmayan binlerce su kuyularıdır. Burdur Gölü üzerinde çok değerli çalışmalar yapan bilim insanlarımızın büyük emekler sarf ederek ve çok çeşitli engellemeleri aşarak yaptıkları bu bilimsel sonuçları mutlaka dikkate almak gerekir. Göllerde suyu tutan ‘çanak’ çok önemlidir. Burdur Gölü çevresinde açılan çok sayıdaki taş ocağı, suyu tutan gölün doğal ekolojik yapısında hasarlar oluşturmaktadır. Bu da gölün suyunun yıllar içerisinde çekilmesine neden olmaktadır. Burdur Gölünün başlıca sorunları bunlardır ve yerinde çözülmelidir.

Gölü besleyen dereler, kaynaklar ve yeraltı suları özgür bırakılırsa, göl yakınlarına taş ocakları, barajlar ve göletler yapılmazsa Burdur Gölünün Büyük Menderesin kaynaklarına ihtiyacı olmayacaktır. Taşıma suyla göl dolmaz! Kaldı ki Büyük Menderesin kaynağının (Dinar Su Çıkan’ın) yakınlarında kurulması planlanan termik santral, nehrin suyunu zaten kurutacaktır. Nehirdeki su, 548 km’lik havza için şu an bile yeterli değildir. Nehrin suyu, işletmelerin ve yerleşim yerlerinin atıklarıyla büyük oranda kirlenmiş, tarım ve sulama için kullanılamaz duruma gelmiştir.

Yaklaşan yerel seçimler nedeniyle veya yanlış bilgilendirmeyle yapıldığını tahmin ettiğimiz bu açıklamada, Burdur Gölünün suyunun çekilmesinin Büyük Menderes Nehrinin kaynaklarıyla giderilmesi durumunu asla kabul edemeyiz. Büyük Menderes Havza İnisiyatifi, böylesi açıklamalar karşısında Büyük Menderes Nehrini korumaya ve doğanın ekolojik dengesini bozmaya yönelik her durumda gereken duyarlılığı göstermeye devam edecektir.

Büyük Menderes Havza İnisiyatifi

Afyon, Uşak, Denizli, Aydın Bileşenleri

‘Menderes Havzası Kirliliği ve Halk Sağlığı’ söyleşisi

Menderes nehrindeki kirliliğin doğaya ve insana zararlarına karşı ortak mücadele etme kararı alan dört ilin (Denizli, Uşak, Aydın ve Afyon) doğaseverlerinin kurduğu “Menderes Havza İnisiyatifi” eğitim çalışmaları, ‘Menderes Havzası Kirliliği ve Halk Sağlığı’ söyleşisi ile devam ediyor.

Söyleşi iki hekimi ağırlıyor; halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Mehmet Zencir ve Germencik, İncirliova ve Aydın bölgesindeki JES’lerin sağlık üzerine etkileri ile ilgili çalışmaları ve Kızılcaköy ile Ulubey mücadelelerine katkılarıyla bilinen Uz. Dr. Metin Aydın.

Söyleşi 15 Aralık Cumartesi günü, Eflatun sokakta yer alan Mimarlar Odası Denizli Şubesi konferans salonunda saat 15.00’de gerçekleştirilecek.

“Menderes Havza İnisiyatifi” kimdir, neler yapıyor?

“Menderes Havza İnisiyatifi”, Menderes nehrindeki kirliliğin doğaya ve insana zararlarına karşı ortak mücadele etme kararı alan dört ilin (Denizli, Uşak, Aydın ve Afyon) doğaseverlerinin kurduğu bir sivil platformdur.

İnisiyatifin Denizli Bileşeni haftalık toplantıların yanı sıra halk ile buluşmalar, bilgilendirme toplantıları ve saha çalışmalarını önüne koyuyor.

İnisiyatif, şu ana kadar eğitim faaliyeti olarak iki söyleşi gerçekleşti. İlki ‘Büyük Menderes Su Yolu Uygarlıkları’ teması ile gazeteci Yaşar TOK tarafından gerçekleştirildi. İkincisi ise ”Büyük Menderes Havza Kirlilik Sorunları” teması ile Pamukkale Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mustafa Duran tarafından yapıldı.

Denizli Bileşeni, eğitim faaliyetlerinin yanı sıra saha gezileri, ekoloji mücadelelerine destek ve ekoloji sorunlarının görünür kılınması adına faaliyetler de gerçekleştiriliyor.

Ekololoji mücadelelerine destek konusunda Kızılcaköy’lü kadınların Jeotermal Enerji Santrali’ne (JES’e) karşı direnişlerine yerinde destek ziyareti gerçekleştirildi. Yine bu hafta içinde Kızılcaköy’lü kadınların JES’e karşı direnişlerinin kriminalize edilme girişimlerine, haksız ve hukuksuz saldırılmasına karşı demokratik kitle örgütlerinin katılımı ile bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

Çal Akkent’te meyve suyu fabrikasının Menderes’i nasıl kirlettiği yerinde incelenerek inisiyatif üyelerine aktarıldı. Çal yöresi muhtarları ile Menderes kirliliği ve suyun kullanımı ile ilgili sorunlar masaya yatırıldı.

Bu hafta İnisiyatif yeni bir çalışmayı da önüne koydu. Sarayköy’de yapılacak Tekkehamam-2 Jeotermal Santrali ile ilgili halk buluşmaları ve bilgilendirme toplantıları yapmaya başladı. JES’in doğaya, tarıma ve insan yaşamına olası etkileri köylülerle paylaşıldı ve konu ile ilgili düşünceleri ele alındı. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci ile ilgili bilgi verildi.

Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından çevrenin korunması amacıyla yapılan faaliyetler ve yerel yönetimlerin ekoloji konusunda tutumları da gözden geçiriliyor. Nasıl bir kentte yaşamak istiyoruz, kent sözleşmesinde ekoloji kapsamında neler yer almalı soruları da sıcak gündem olarak İnisiyatifin önünde duruyor.

Kaynak: ÖZGÜR DENİZLİ

“Büyük Menderes Havza Kirlilik Sorunları” konferansı

“Büyük Menderes Havza Kirlilik Sorunları” adlı söyleşi, PAÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Duran’ın sunumuyla gerçekleşti.

Denizli Barosu Başkanlığı’nın ev sahipliğinde 24 Kasım Cumartesi günü saat 17.00’de Denizli Barosu Staj Eğitim Salonu’nda gerçekleşen söyleşiye Denizli Baro Başkanı Müjdat İlhan ile baro üyesi avukatlar, Denizli, Çivril ve Dinar’dan çeşitli sivil toplum kuruluşu üyeleri, PAÜ’den öğretim elemanları, “Menderes Havzası İnisiyatifi” Denizli Bileşenleri üyeleri ve doğa gönüllüleri katıldı.

Denizli Baro Başkanı Müjdat İlhan yaptığı kısa konuşmasında böyle önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptıkları için mutlu olduklarını, baro bünyesinde oluşturulmuş olan çevre komisyonunca yapılacak olan çalışmaların takip edileceğini ve ayrıca “Menderes Havzası İnisiyatifi”nin çalışmalarını destekleyeceklerini söyledi.

Konuşmanın ardından söyleşiye geçildi. Prof. Dr. Mustafa Duran sunumunda Büyük Menderes nehrinin kirliliğine ilişkin yapmış olduğu çalışmaları anlattı. Duran, kirliliğin saptanmasına yönelik uyguladıkları ölçüm tekniğinin diğerlerine göre çok daha ekonomik bir şekilde yapılabildiğine dikkat çekti. Menderes nehrinin değişik bölgelerinden alınan su numunelerinde bulunan biyolojik canlıların birçok farklı değişken açısından değerlendirildiğinde nehrin kirliliğine ilişkin bir dizi veriyi saptayabildiklerini söyledi.

Menderes nehrinin farklı bölgelerindeki su seviyeleri hakkında da bilgi veren Duran, nehir üzerinde kurulmuş olan Adıgüzel ve Cindere barajlarının bu konudaki olumsuz etkilerinden bahsetti. Gözlemlerini bölgeden çektiği fotoğraflarla da sergileyen Duran sunumun sonunda kirliliğin önlenmesine yönelik çözüm önerilerini de sıraladı.

Sunumun bitiminde Prof. Dr. Mustafa Duran izleyicilerin sorularını yanıtladıktan sonra etkinlik sona erdi.

Etkinlik sonunda “Menderes Havzası İnisiyatifi” Denizli Bileşenleri’nce yapılan duyuruda, bir sonraki söyleşinin 15 Aralık’ta Dr. Metin Aydın ve Prof. Dr. Mehmet Zencir tarafından TMMOB Mimarlar Odası Denizli Şubesi’nde gerçekleştirileceğini açıklandı. Gelecek söyleşide Menderes Kirliliği ve Halk Sağlığı masaya yatırılacak. Yılın son toplantısının konusu Termik Santraller olacak. Bu etkinlik de 22 Aralık tarihinde TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Denizli Şubesi’nde gerçekleştirilecek.

Kaynak: ÖZGÜR DENİZLİ

“Büyük Menderes İnisiyatifi” Denizli Bileşenleri ilk etkinliğini gerçekleştirdi

“Büyük Menderes İnisiyatifi” Denizli Bileşenleri’nce düzenlenen ve gazeteci Yaşar Tok’un hazırlayıp sunduğu “Büyük Menderes Havza İzlenimleri – Su Yolu Uygarlıkları” adlı sunum ve söyleşi gerçekleşti.

TMMOB eski bina toplantı salonunda gerçekleştirilen etkinliğe çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri/üyeleri, TMMOB’dan oda temsilcileri/üyeleri, belediye meclisi üyeleri, PAÜ’den öğretim üyeleri, “Menderes Havzası İnisiyatifi” Denizli Bileşenleri üyeleri ve doğa gönüllüleri katıldı.

Gazeteci Yaşar Tok sunumunda Menderes nehri boyunca, kaynağı olan Afyon’un Dinar ilçesindeki Suçıkan bölgesinden denize döküldüğü Aydın’ın Söke ilçesine kadar, Antik dönemlerde nehrin etrafında yaşamış olan uygarlıkları fotoğraflarla anlattı. Sunumun son bölümünde havzadaki kirliliğe de değinen Tok, kirliliğin önlenmesine yönelik 10 maddede topladığı önerilerini de sıraladı.

Sunumdan sonra inisiyatife ve havza kirliliğine ilişkin çeşitli soruların yanıtlandığı söyleşi, izleyicilerin katkı sunmak amacıyla görüşlerini bildirmelerinin ardından sona erdi.

“Menderes Havzası İnisiyatifi” Denizli Bileşenleri’nce yapılan duyuruda, bir sonraki etkinliğin 24 Kasım’da Prof. Dr. Mustafa Duran tarafından Denizli Barosu, Baro Hizmet Binası Konferans Salonu’nda gerçekleştirileceği açıklandı.

Kaynak: ÖZGÜR DENİZLİ